Dijital cehalet ve kurumsal öğrenme

Dijital cehalet ve kurumsal öğrenme

Öğrenenin merkezde olduğu yeni bir eğitim deneyimi tasarlanmalıyız. Bunu yaparken de çalışanlar dijital okuryazarlık becerileri geliştirilerek işini ve süreçlerini sorgulayan bireyler haline getirilerek güçlendirilmeli.

724 0

Yazı bulunduğundan beri okuma-yazma bilmeyenlere cahil deriz. 25. yaşını kutladığımız internet ise olayı okuma-yazmadan çok başka bir yere taşıdı.

Dijital okuryazarlık iki aşamalı, birinci aşama dijital bilgiye ulaşmak, okumak, anlamak ve doğru kullanmak ve ikinci aşama da dijital bilgiyi üretmek ve paylaşmaktır.

Dünya’da dijital okuryazarlık genelde ilk öğretimde kazandırılacak bir beceri olarak literatür çalışmalarında daha fazla yer alırken, ben işin yetişkin öğrenmesinde kurumsal ve bireysel gelişimde nerede durduğu ile ilgileniyorum.

Bireylere sözü fazla uzatmadan soracağım: cahil misin ?

Sanırım soruyu fazla eğip bükmeye gerek yok. Yukarıdaki satırlardan sonra soruyu okuyunca şöyle bir yutkunduysan, geçmiş olsun.

Ama üzülme, bilmemek değil öğrenmemek ayıp demişler. Şimdilik sorun değil, ama bir vakit sonra “dijital vatandaşlık”, “dijital ebeveyn”, “dijital çalışan” olmak öncü ve özgünlükten ziyade zorunluluk halini aldığında, o kadar da iyimser olamayacağız.

Kurumsal Hayatta Öğrenme ve Dijital Okuryazarlık

Gelelim işlerin en trajikomik hal aldığı kurumsal hayata. Araştırmalar kurumsal eğitim pazarının 355.6 milyar dolarlık bir pastadan oluştuğunu gösteriyor.

Bir diğer ciddi araştırma olan State of Industry raporuna göre ise bu paralar pek de dijital yetkinliklere harcanmıyor.

Bu pazarda hatırı sayılır bütçeler liderlik ve kişisel yetkinlikler gibi”soft” beceri eğitimleri, zorunlu eğitimler ve mesleki teknik eğitim ayrılırken (Toplam pay yaklaşık %57) şirketler, hatta ülkeler “dijital beceri açığı” diye bir konuyla mücadele ediyor.

O mücadeleye dikkat çekmek adına en büyük örneklerden biri Birleşik Krallık. Ülkede dijital beceri açığı artık parlamento nezdinde ele alınan bir problem.

Bu soruna deli gibi yanıt arayan ve çözümleri olduğunu iddia eden dev danışmanlık şirketleri de var elbette. Capgemini ve Accenture bunların başında geliyor.

Capgemini’nin daha 2014’te yayınladığı eğlenceli videoda durumu açık açık anlattığını görüyoruz:

Yine 2013 tarihli bir raporlarında da durumun vahameti ve malesef İnsan Kaynakları profesyonellerinin buradaki yetersizliğini gözler önüne sermişler.

Accenture da Digital Distruption raporunda geleceğin işgücü ile ilgili epey yıkıcı bulgular elde etmiş.

Etraflarındaki dijital dönüşümün hızına yetişemeyen bireyler, şirketler ve toplumlar bu yıkımın enkazı altında kalacaklar. Bunun farkında olup hamleler yapanların sayısı da elbette çok fakat genelde bu adımlar tüm tabana yayılmıyor / yayılamıyor. IT ya da proje bazlı ekiplere bu yük yüklenip geri kalan çalışanların ise becerilerine bakmaksızın bu dönüşümün parçası olmaları isteniyor.

Fakat bu kitlenin içerisinde azımsanmayacak sayıda dijital cahil var. Sunumları gözleri kanatan, soruları kulakları sızlatan bu arkadaşları da geliştirmemiz gerekiyor.

2010’lı yılları bitirirken artık yeni bir şey öğrenmenin birilerinin sizin ihtiyacınızı analiz etmesi, eğitim tasarlaması, sınıflara doldurup vermesi ve gelişiminizi ölçmesi şeklinde ortalama en az 6 ay aylık döngü ile gerçekleşmesini beklemek çok akıllıca değil. Bunu yaparken etrafınızdaki değişim o kadar hızlı olabilir ki siz soğuktan donarmış gibi hissetmeden uykuya dalabilirsiniz.

Cehalet kader değil!

Bunu birlikte değiştirebiliriz.

Kurumsal öğrenme alanında çalışanlar öğrenenleri artık bir self servis mantığı ile bilgiye ulaştırmalı. ATD raporuna göre şu anda bu aşamada değiliz. Kendi kendine öğrenme oranı henüz %26’larda görünüyor, ki o da iyimser bir tahminle:

Öğrenenin merkezde olduğu yeni bir eğitim deneyimi tasarlanmalıyız. Bunu yaparken de çalışanlar dijital okuryazarlık becerileri geliştirilerek işini ve süreçlerini sorgulayan bireyler haline getirilerek güçlendirilmeli.

Öğrenenler ise bu yetkinliğe en kısa zamanda kavuşmalı; meraklı, dijital okuryazar ve eleştirel düşünme yeteneğine sahip olmalı.

Bunun için hem eğitim hem de eğitilen tarafı bir dönüşümden geçecektir. Dönüşümden başarıyla çıkan organizasyonlar geleceğe taşınacak.

Gelecekte görüşmek üzere!

Kaynak: Can Topçu (Linkedin Pulse)

Bu Makalede Etiketler

Yorum Yazın